Sesimi Duyan Var mı?

6 Şubat 2023 sabahı, bu ülke sadece uykusundan değil; güven duygusundan, alışkanlıklarından ve “yarın” fikrinden de uyandı. O gün atılan ilk çığlık, enkaz altından yükselen bir yardım çağrısı değildi yalnızca. Aynı zamanda yıllardır biriken ihmallerin, görmezden gelinen uyarıların ve ertelenen sorumlulukların haykırışıydı.

“Sesimi duyan var mı?”
Bu soru, betonun altından yükseldi ama aslında hepimize soruldu.

O sabah binlerce hayat bir anda yarım kaldı. Kahvaltıya kalkacak çocuklar, işe yetişmeye çalışan insanlar, akşam için plan yapan aileler… Birçoğunun hikâyesi daha başlamadan bitti. Hayatta kalanlar ise o günden beri başka bir enkazla yaşıyor: eksiklikle.

Deprem sadece binaları yıkmadı. Güven duygusunu, geleceğe dair kurulan cümleleri ve “bana bir şey olmaz” rahatlığını da yerle bir etti. Şimdi pek çoğumuz kendimizi yarım hissediyoruz. Bir yanımız o sabahın sessizliğinde kaldı, bir yanımız hâlâ enkaz başında bekliyor.

Acının en ağır yanı da şu oldu: Bu felaket sürpriz değildi. Uyarılar vardı, raporlar vardı, konuşulanlar vardı. Ama kulak veren azdı. Deprem doğaldı; felaket ise insan eliyle büyütüldü.

Bugün anmak yetmez. Bugün sadece hatırlamak değil, yüzleşmek zorundayız. Çünkü 6 Şubat’ta yarım kalan hikâyeler, ancak sorumluluk alındığında tamamlanabilir. Aksi halde aynı soruyu bir gün yeniden duyarız.

Ve belki de en acı gerçek şu:
Hiç kimse kendi mezarını önceden satın almamalı.


Yorumlar (0)

Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap