Depremlerin üzerinden yıllar geçmesine rağmen Malatya, yaralarını sarmaya ve ayağa kalkmaya çalışırken şehrin sokaklarında, meydanlarında ve meclislerinde aranan en büyük eksiklik ne yazık ki muhalefetin ta kendisi. Ekranlara yansıyan o boş koltuk, bugün Malatya muhalefetinin acı ama net bir özeti niteliğinde. Şehrin kaderine terk edildiği bu kritik dönemde, muhalefet partileri sorumluluk üstlenmek yerine "günün anlam ve önemini belirten" sıradan, ezbere mesajlarla günü kurtarma yarışında.
Tıp Bayramı, Avukatlar Günü ya da şehitler haftası kutlu olsun demekten öteye gidemeyen bir siyaset anlayışı, bu kentin kronikleşmiş yaralarına merhem olabilir mi? Elbette olamaz.
İkizce'den Bakırcılar Çarşısı'na Çığlıklar Yükseliyor
Bugün İkizce'de insanlar evlerine taşınmaya başladı; ancak ne doğru dürüst alışveriş yapabilecekleri bir alan var ne de acil bir sağlık durumunda kapısını çalabilecekleri bir hastanenin temeli atılmış durumda. İnsanlar kalp krizi ya da ani bir rahatsızlık geçirdiğinde Akçadağ’daki devlet hastanesine muhtaç bırakılıyor, Beylerderesi Köprüsü şimdiden yaklaşan trafik kâbusunun sinyallerini veriyor.
Aynı acı tablo Bakırcılar Çarşısı’nda da karşımıza çıkıyor. Dükkânlar inşa ediliyor ancak altyapı, su giderleri ve tuvalet gibi en temel insani ihtiyaçlar projeye dahil edilmemiş. Peki, bu kentin sokaklarını inletmesi gereken muhalefet il başkanları nerede? Sesleri çıkmıyor. Neden mi? Çünkü mantık basit: "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın; ya maliye kayıtlarım incelenirse, ya defterlerim didik didik edilirse" korkusuyla konforlu alanlarından çıkamıyorlar.
Güvensizlik, Karanlık ve Kayısı Manipülasyonları
Şehir merkezinde akşam saatleri adeta bir korku tüneli. Karanlığa gömülmüş sokaklar ciddi bir güvenlik açığı yaratırken, kayıt dışı kuyumcu soygunları gibi trajikomik olaylar bu kentteki denetimsizliğin ispatı haline geldi.
Öte yandan, Malatya’nın en büyük ekonomik değeri olan kayısı üzerinden dönen manipülasyon iddiaları ve coğrafi işaret belgelerinin tehlikeye atılması gibi devasa sorunlar kapıdayken; ne Ticaret Borsası ne de Ticaret ve Sanayi Odası yöneticilerinden bu kirliliğe karşı cılız bile olsa bir ses çıkmıyor. İş dünyasının ve meslek odalarının bu suskunluğu, muhalefetin korkaklığıyla birleşince Malatya adeta kimsesizler mezarlığına dönüyor.
İç Savaşlar ve Koltuk Kavgasıyla Geçen Zaman
Ana muhalefet partisinde durum daha da vahim. Bölünmeler, yeni parti arayışları, isim kavgaları ve genel merkez eksenli çalkantılar derken il teşkilatları tamamen kendi iç çekişmelerine gömülmüş durumda. İl binalarının kirası, kimin nerede basın açıklaması yaptığı, hangi grubun kime üstünlük kurduğu gibi kısır tartışmalar, Malatyalının 450-500 bin liralık kira yükünü, işsizliğini ve güvenlik krizini tamamen gölgede bırakıyor.
Diğer muhalefet partilerine gelince; Saadet Partisi'nin su fiyatı açıklamaları, Yeniden Refah'ın eski dinamizmini kaybetmesi, Anahtar Parti'nin sadece genel merkez bültenlerini papağan gibi tekrarlaması Malatya'nın feryatlarına derman olmaktan çok uzakta.
Son Söz
Malatya büyük bir şehir ama ne yazık ki sorunları karşısında küçücük kalan, korkak ve vizyonsuz bir siyaset iklimine hapsedilmiş durumda. Koltukları doldurmaktan aciz olanlar bilsin ki, bu halk her şeyi görüyor. Zamanı geldiğinde o boş koltukların bile sesi, bu sağır edici sessizliği ve korkaklığı yerle bir edecek gürlükte çıkacaktır!
Bu yazıya henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!