Malatya Kayısısında Kritik Eşik: Dolu Felaketi, İklim Krizi ve Marka Tehdidi Altındaki "Dünya Başkenti"

Malatya ekonomisinin can damarı olan kayısıda son dönemde yaşanan iklim olayları ve sektörel sorunlar, BuSabahTV Youtube kanalında SonManşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Sinem Hatun Davut'un moderatörlüğündeki "Haftanın Nabzı" programında masaya yatırıldı.

Malatya Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Feyzi Çiçek ve gazeteci Berkman Dulcan'ın katılımıyla gerçekleşen yayında; nisan ayındaki dolu felaketinden iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerine, teknolojik yetersizliklerden coğrafi işaretli ürünün korunmasına kadar pek çok kritik başlık değerlendirildi.

Dolu Hasarı 20 Bin Dekarı Etkiledi

26 Nisan 2026 tarihinde gerçekleşen dolu yağışı, Malatya’nın yedi ilçesinde (Hekimhan, Doanşehir, Darende dahil) ciddi hasara yol açtı. Feyzi Çiçek’in paylaştığı ön hasar tespit verilerine göre:

  • Etkilenen Alan: Yaklaşık 20.000 dekar.

  • Hasar Oranı: Bölgelere göre %5 ile %40 arasında değişkenlik gösteriyor.

  • Genel Rekolte Etkisi: Malatya’nın toplam 1,1 milyon dekarlık kayısı alanına oranla %2’lik bir kısma tekabül etse de, lokal bazda üreticinin büyük bir ekonomik kayıpla karşı karşıya olduğu belirtildi.

İklim Krizi: Kayısı Yükseklere Çıkıyor

Programda en dikkat çeken tespitlerden biri, iklim değişikliğinin kayısı üretimi üzerindeki coğrafi etkisi oldu. 25-30 yıllık fenolojik veriler ışığında, 950 rakımın altındaki bölgelerin artık "ekonomik üretim" sınırının dışına çıkmaya başladığı vurgulandı.

  • Yüksek Rakım Zorunluluğu: Düşük rakımlı bölgelerde (Kale, Battalgazi, Akçadağ ve Yazıhan'ın bazı kesimleri) zirai don, dolu ve fungal hastalık popülasyonunun artması nedeniyle kaliteli ve sürdürülebilir ürün almanın zorlaştığı; üretimin kademeli olarak daha yüksek rakımlara kayması gerektiği ifade edildi.

Teknoloji ve Bilinç Düzeyindeki Eksiklikler

Modern tarım tekniklerine geçişte yaşanan sosyolojik direnç, sektörün önündeki en büyük engellerden biri olarak gösterildi.

  • Toprak Analizi: Çiftçilerin hala toprak tahlili yaptırmadan geleneksel yöntemlerle gübreleme yaptığı, bunun da maliyetleri artırıp verimi düşürdüğü belirtildi.

  • İlaçlama ve Sulama: Pulverizatör sistemlerinden vazgeçilip daha etkin olan atomizör ve drone sistemlerine geçilmesi; ağaç gövdesine temas eden sulama yöntemlerinin ise hastalıkları tetiklediği hatırlatıldı.

"Dünya Başkenti" Unvanı Risk Altında mı?

Uluslararası pazardaki rekabetin Malatya için ciddi bir tehdit haline geldiği uyarısı yapıldı.

  • Küresel Rekabet: Özbekistan, İran ve Ermenistan gibi ülkelerin yanı sıra Avustralya gibi ülkelerin de yılın farklı dönemlerinde pazara girmesi, Malatya’nın "tek el" olma özelliğini zayıflatıyor.

  • Coğrafi İşaret İhlalleri: Malatya kayısısı henüz olgunlaşmadan başka bölgelerden gelen ürünlerin "Malatya Kayısısı" adı altında satılmasına karşı denetim mekanizmalarının yetersiz kaldığı vurgulandı.

Çözüm İçin "Milli Mesele" Vurgusu

Programın sonunda, kayısının sadece bir tarım ürünü değil, sosyal ve ekonomik bir "beka meselesi" olduğu ifade edildi. Siyasilerin, üniversitelerin, ticaret odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının (STK) bir araya gelerek ortak bir projeksiyon oluşturması gerektiği çağrısında bulunuldu. Özellikle TARSİM sigortalılık oranının %20’lerde kalması, üreticinin doğal afetler karşısında savunmasız olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.


Yorumlar (0)

Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap